2 Ocak 2014 Perşembe

İkizlerin birbirini azdırma sendromu


Bizim ikizlerle sık sık yaşadığımız olgunun meğerse bilimsel bir adı da varmış: Twins escalation Syndrome (TES). Ben bunu Türkçeye ikizlerin birbirlerini azdırma sendromu diye çevirdim. Bu sendroma göre ikizler bazı davranışlarını birbirlerinden etkilenerek arttırma ve genişletme eğilimindedirler. 

Olayı bizim yaşadığımız bir örnekle anlatacak olursam, çocuklardan biri yatağına çıkar ve zıplamaya başlar. Yatakların ahşap kenarları tehlikeli olduğundan buna izin vermiyoruz.  Zıplamak çok hoşuna gittiği için çığlık atıyor haliyle. Diğeri de ondan görüp o da yatağa çıkıyor. Zıplamaya ve çok daha fazla ses çıkarmaya başlıyor. Bu karşılıklı iletişim onların hareketi daha şiddetlendirmelerine yol açıyor ve ufaktan bir kaos ortamı oluşuyor. Bazen ufak bir çığlık iki taraflı bağırışa neden olabiliyor. Böyle o kadar çok örnek yaşıyoruz ki.

İnternetde okuduğum kadarıyla bu sendromu atlatmanın bir çaresi yok ama kontrol edilmesi için taktik geliştirilebileceği söyleniyor. Ailenin fiziksel ve akıl sağlığını korumak için uygulanacak yöntemler şöyleymiş:


İkizleri geçici bir süre ayırma

Birbirlerini azdırdıkları vakit en iyisi onları geçici olarak ayırmak. Bizim sıkça uyguladığımız 2 dakika başka odaya gönderme cezası (time-out) da uygulanabilir. 

Dikkatini dağıtma

Burada yaratıcı olup istedikleri aktiviteye alternatif bir şeyler bulmak gerekiyor. Tabi ki kabul etmiyorlar ama sabırlı olup ikna etmek gerek. Gerçekleştirilemeyecek vaadi de vermemek lazım çünkü çocuklar işine geldikleri durumların çok güzel takipçisi oluyorlar.

Rekabeti azaltma

Bu karşılıklı azdırmanın kökleri birbiri arasındaki rekabetten kaynaklanıyormuş. İkizler ilgi ve sevgi için sürekli yarışıyorlar. İkizlerde adaleti sağlama ve karşılıklı hakları gözetme gerçekten anne baba için zor bir durum.

Sakin kalma

Anne baba olarak sanırım en zor yapılabilecek şey sakin kalmak. Anne babanın oluşmuş olan kaos durumuna katılması ve içeriye çekilmesi bu sendromu önleyici değilde arttırıcı etkisi olabiliyormuş. Bazen bir hareket yapmadan, bağırıp çağırmadan içimizden 10'a kadar sayıp derin bir nefes almak gerekiyor.

Burada yazdıklarımız bizim bunları pratikte uygulayabildiğimiz anlamına gelmiyor. Bu durumla başa çıkmak anlatmaktan daha zor biri iş. İkiz demek çifte mutluluk ama biraz da azap demek.

Kaynaklar:

Twin Escalation Syndrome
-- http://multiples.about.com/cs/familyissues/a/twinescalation.htm

Are you a victim of Twin Escalation Syndrome?
-- http://www.twinparenthood.com/2009/09/25/twin-escalation-syndrome/

30 Aralık 2013 Pazartesi

Doktor Ada ve Can

Bizim ikizler doktor Bora amcasına bakıp doktorluğa özeniyorlar. Konuşmaya yeni başlayan için stateskop ile muayene edecem gibi söylemesi zor cümleleri bile kurabiliyorlar. Bizde heveslerini farkedip doktor seti oyuncağı aldık. Bir süre rol modellik yaptıktan sonra bizden gerçek steteskop istediler.

24 Aralık 2013 Salı

Biz küçükken suya dü derdik

Bizimkiler ilk konuşmaya başladıklarında bazı kelimeler için ortak bir kelime oluşturmuşlardı. Kısa bir süre içinde tek tek kelimelerden hızla düzgün cümleler kurmaya başladılar. Uydurdukları kelimeler yerine doğrularını öğrendiler. Bazen o kadar güzel cümle kuruyorlar ki bu gelişimleri bizi hayrete düşürüyor. Hatta telaşla bir şey söylerken bizim yaptığımız hataları "baba, sen yanlış söyledin" deyip düzeltmeye bile başladılar.

Bizi hayrete düşüren şey ise birbirinden farklı iki olay arasında ilgi kurabilmeleri. Sanırım bir şey öğrenmenin temel noktası olaylar ve nesneler arasında bağ kurarak hatırlamanın sağlanması.

Eskiden kullandıkları sözcükleri hatırlayarak kendilerini büyümüş zannediyorlar. Belki de bizim için küçük bir aşama olarak gördüğümüz olan dil gelişimi onlar için çok önemli bir büyüme göstergesi.