5 Ağustos 2013 Pazartesi

Bütüne / Nutella aşkı

Bizimkilere elimizden geldiği kadar abur cubur vermemeye çalışıyoruz. Alışmalarından çok düzenli yemelerine teşvik olsun diye. Çocukluğun ilk dönemlerindeki yeme alışkanlıkları daha sonraki dönemler için çok belirleyiciymiş. Biz internetin yalancısıyız. Şu da var ki tatlı atıştırmaların yanında sebze ve meyvenin hiç şansı yok neredeyse .

Can da Nutellalı ekmeğin ağızı bulması biraz zor oluyor
Tatlı konusunda tek istisnamız "bütüne" oldu. Yani Nutella. Bir gün Can parmağını yanlışlıkla dokundurup ağzına götürmesiyle Nutella aşkı başladı. O zamandan beri bizimle yaptıkları kahvaltılarda tabakları bitirmeleri karşılığı verdiğimiz bir ödül oldu.

Nutella dünyada milyonlarca kişinin olduğunu gibi bizimde bir tutkumuz. Görünen o ki ikizler içinde vazgeçilmez birşey olacak.


Dünya'da Nutella aşkı o kadar büyük ki iki tutkulu Sara ve Michelle 5 Şubat'ı "dünya Nutella günü" ilan etmişler ve bunu yaymak için çalışıyorlarmış. www.nutellladay.com oluşturulan sitede Nutella tarifleri veriyorlar.

Bu arada Nutella kavanozunda dikkatimizi çeken bir detay, artık Manisa'da üretiliyor oluşu. Biz tad olarak çok bir fark göremedik.

İkizlerden önce bir Nutella anısı

29 Temmuz 2013 Pazartesi

Can Dondurma istiyor.

Bugün Ada'nın canı dondurma istedi. Bizde yarım nogger'ı iyi hal göstermeleri durumunda ödül olarak vereceğiz dedik.

İkizler sabırsızlıkla dondurmayı beklemeye başladılar. Can bir ara bir şey anlatmaya çalıştı ama  anlamadık. Ada'da "Can dondurma istiyor" deyince gülmekten kendimizi alamadık. Bundan sonra birisini anlamadığında diğerine sorabiliriz. Bir de ikizler ortak çıkarları olduğu zaman dayanışma içinde olabiliyorlar.

27 Temmuz 2013 Cumartesi

Ada ve Can denizde


Bizimkileri bugün denize Sığacıktaki Akarca Plajına götürdük. Hava acayip rüzgarlıydı. Meteoroloji web sitesinden rüzgarın kuzeyden estiğini öğrendik. Güney tarafa bakan plajların daha az rüzgarlı en azından dalgasız olabileceğine kanaat getirdim. plaja vardığımızda dalga yoktu fakat rüzgar denize doğru süratle esiyordu. Deniz çivi gibi soğuktu. Buna rağmen Ada ve Can heyecanla girdiler. Başta biraz üşüdüler ama zamanla alıştılar.
 

Denizden sıkılınca hemen yandaki çocuk parkına koşturdular. Sıcağa rağmen doyasıya oynadılar.

Akşam Sığacık merkezie gidip balıkçılar çarşısında çiroz lokantasında balık yedik. Bizimkiler yine park diye tutturdu. Arabaya bindiklerinde takatları kalmamıştı hemen uykuya daldılar. Uzun bir gün oldu bizim için.

Akarca plajı sakin bir plaj sayılabilir. Sanırım bunda günlerden cumartesi ve ramazanda olmamızın etkisi var. Plaj kirli kum görüntüsünde ve bol çatallı. Mavi bayrak sahibi olduğundan temiz olduğunu düşünuyoruz. Belediyenin cankurtaran her zaman hazır durumda. Suyu buz gibi ama ferahlatıcı.


Kumda oynamak çok hoşlarına gitti

 




 Eve dönerken yorgunlukları yüzlerinden okunuyordu.

  

Akarcalı plajı Seferihisar'dan Sığacık'a gelmeden önce.