17 Kasım 2011 Perşembe

Uyku kardeşim ver elini - İlk 6 ay


Bebeklerin yeterli ve kaliteli uyumaları kendileri için olduğu kadar anne ve babalarının da sağlıkları için çok önemlidir. Bebekler güzel uyudukları zaman anne babalarının da kaliteli bir uykuya zamanları olur. Uyku düzenini sağlamak özellikle ikizler için zor ve bir o kadar da önemli. İkizlerimizin evde beraber oldukları ilk günler bizim için büyük bir dayanıklılık sınavı oldu. Bebekler bir birinden bağımsız olarak sık sık uyanıp ağlıyorlardı. Gündüz zaten bebek bakımından yorgun düşmüşken gece de uyanıp bebekle ilgilenmek gerçekten sinir sistemini çökerten bir durum.

Bebekler doğduklarında çok küçük bir mide kapasitesi ile doğarlar. Midelerinin küçük olması nedeniyle sık sık beslenmeleri gerekir. Hal böyle iken bebeğin uzun bir uyku uyuması mümkün olmuyor. İkizlerde uyanma yine birbirinden bağımsız şekilde olduğundan aynı zamana denk geldiğinde beslemek ve bebeğin ağlamasını önlemek için iki kişi gerekiyor.

14 Ekim 2011 Cuma

Sünnet tecrübesi

example1

Hemen hemen her Türk erkeğinin kaçınılmaz olarak yaşayacağı bir olaydır sünnet. Benim zamanımda 1 hafta öncesinden operasyon yapılıp daha sonra kutlamasının yapılması pek adet değildi. Sünnet töreni elinde deri çantasıyla gelen sünnetçi amcanın tedirgin bekleyişi ile biraz tedirgin geçerdi. Sünnet çocuğu haricinde herkes eğlenir hatta sünnet operasyonu ile ilgili kötü espiriler yapıldığı bile olurdu.

Günümüzde çocukların 0-2  yaş arasında sünnet edilmesi yaygınlaşmaktadır. Sünnetin tıbbi operasyon kısmı çoğu çocukta travma yaratabildiği için biz de Can için bunu erkenden halletmeyi düşündük. Ancak oğlumuz ikiz eşi olduğundan bebeklerimiz beklediğimizden 7 hafta erken gelince operasyonu oğlumuz biraz büyüdükten sonra yapmak üzere erteledik. bebeklerimiz 4. aylarını doldurduğuna prematüre olmalarına rağmen boy ve kilo açısından yaşıtları olan bebeklerin ortalamalarını yakalayınca doktorumuza da danışarak sünneti en kısa zamanda yapmaya karar verdik. Operasyonu yapacak olan cerrah yakınımız  sıcak yaz günleri geride kalsın eylül - ekim gibi hallederiz dedi.   

Hastanede

Ekim ayının ilk haftasında sünnet operasyonu için hastanenin yolunu tuttuk. Oğlumuzun sünnetini görmek güzel birşeydi ama operasyon anında yanında bulunmak bize zor gelecekti. Sünnet çok basit bir  işlem olsa da diğer operasyonlar gibi amelethanede yapılacağından bizi içeri almadılar. Oğlumuzu doktor amcasına teslim ettik ve odamızda işlemin bitmesini bekledik. Bir süre  sonra koridordan gelen ağlama sesin duyunca Olcay koşarak Can'ı hemşirenin kucağından alıp getirdi. 

Sünnetten sonra ilk gün biraz huysuzluğu oldu ama çok çabuk iyileşti. İleride tören kısmını da yaparız ama en azında operasyon kısmından daha hiç birşeyden haberi yokken yırtmış oldu. Büyüyünce bu operasyonu o daha bebekken yaptığımız için bize teşekkür edeceğinden eminiz.

Sünnet kıyafeti giymemiş sünnet çocuğu olur mu hiç. Bizde Can'a sünnet kıyafeti giydirdik; sonra  Ali ve İlhan dedesiyle birlikte fotoğrafını çektik.

1 Eylül 2011 Perşembe

Ek gıdaya geçiş




Bebeklerimizin 5. ay kontrolleri şeker bayramı ve bayram sonrasında Can ve Ada ile yaşadığımız tatil macerası ( bunu başka bir yazıda anlatırız) nedeniyle biraz gecikti. Bu kontrolde doktorumuz ek gıdaya geçme zamanımızın geldiğini belirtti. İlk olarak mama benzeri gıdalarla başlayacağımızı belirtti. Bu gıdalarında muhallebi, meyve püresi ve yoğurt olabileceğini açıkladı. Doktroumuzun tavsiyeleri üzerine bebişlerimiz 5,5 aylık olduğunda ek gıda serüvenimizi başlattık. Bu dönemde birkaç noktaya dikkat etmemiz gerekiyormuş akşam saat 7 den sonra alerji olasılığına karşın yeni bir gıda vermemek, bir de aynı gün iki farklı gıda yedirmemek ki alerji olursa hangisinin sebep olduğunu bilelim.



Bu geçiş döneminde biz şu basamakları izledik:

· Önce “Sütlü pirinçli muhallebi” yedirmeyi denedik. İlk gün 30 cc kadar muhallebi yedirmeye çalıştık ama ben muhallebileri biraz sulu yaptığımdan çok başarılı olmadı. Kaşıkla verilen sıvı gıdaları ağızlarında tutmakta zorlanıyorlardı. Ertesi gün biraz daha yoğun yapmayı denedik ve 60 cc kadar muhallebi yedirdik. Sonraki gün de 90 cc kadar muhallebi yedirmeyi başardık. Ancak kaşıkla besleme biberona oranla yavaş olduğundan ve bebişler bu durumu tam kavrayamadığından muhallebiyi yedirmek 1 saatimizi alıyordu. Giderek kolaylaşacağını umarak sabırla devam ediyorduk.





· Ek gıdalara muhallebi ile başlamıştık sonrasında meyve olarak armut vermemiz önerildi. Bunun sebebi de bebeklerin ek gıdaya geçiş aşamasında kabızlık problemiyle karşılaşma olasılığının artması. Muhallebi kabız yapmaya yatkın bir gıda iken armut tam tersi bağırsakları çalıştırıcı özellikte imiş bu nedenle önce armut ( tabii bunda mevsimin de önemi var yaz olsaydı kayısı ile başlayacaktık) ile başlamamız sonrasında diğer meyveleri denememiz önerildi.




· Armut verirken de yine muhallebi verirken izlediğimiz kademeli miktar artışını uyguladık. Biz meyvenin suyunu vermek yerine direk meyveyi rendeleyip posasıyla birlikte yedirdik hala da öyle devam ediyoruz. Önce çeyrek armut rendesi sonra yarım armut sonra ¾ armut rendesi ve sonrası bir armut olarak meyve öğününü tamamladık.



· Bebekleri tanıştırırken en zorlandığımız ek gıda yoğurt oldu çünkü istediğimiz şekilde yoğurt elde edebilmemiz için baya uğraşmamız gerekti. Yoğurt yapım maceramızı daha sonra anlatırım. Ancak çeyrek çay bardağı yoğurdu yedirmemiz bir saatimizi alıyordu allahtan iki kişiydik de bebişlerin birini ben yedirirken diğerini Şenay ablamız yediriyordu da zaman kazanıyorduk. Ancak hafta sonu durum vahim oluyordu benim için bir öğünü yedirmem 2 saat sürüyordu. Neyse ki zaman geçtikçe hızlandılar da ben de biraz nefes almaya başladım.




Ek gıdaya geçişin ikiz sahibi anne babalar için en önemli etkisi bütçeye oluyor. Herkesin bildiği gibi Mulipa gibi hazır mamalar çok pahalı. Marketlerde fiyatlarda kayda değer bir indirim yapmıyorlar pek. Ek beslenme demek bebeklerin hepimiz beslendiği besinler demek dolayısıyla nispeten ucuz beslenme demek.