6 Şubat 2012 Pazartesi

Emzik meselesi



Emzik'in ingilizcesi Türkçesinden daha yaratıcı. "Pacifier" sakinleştirici anlamına geliyor ki bunun doğruluğu tecrübeyle sabit. Biz Türkçe ile İngilizcesi karışımı “susturucu” diye de adlandırdığımız oluyor.

Ferber methodu ile uyku düzenini oturttuk ama yine de Can'ın gece uyanıp yapmacık ağlamalarını önleyemedik. Uyuduklarında emzikleri ağızlarından düşürüyorlar ve uyandıklarında ilk aradıkları emzik oluyor. Emzikle daha bir rahat mı yoksa güvenli mi hissediyorlar bilmiyoruz artık ama emziklerin onları dolayısı ile bizi rahatlattıkları kesin.

Gece emziklerini düşürüp bulamadıkları zaman ağlamaları bizimde uykumuzu bölüyor. Kalkıp karanlıkta yatakta emzik aramak bizim her gece yaptığımız bir etkinlik. Özellikle Can emziğine hiç sahip olamıyor, hep ağlayımda birisi ağzıma soksun beklentisi içerisinde.


Bizimkiler ikiz olduğundan ve aynı odada kaldıklarından ağlamanın diğer kardeşi de uyandırma ve sorunun daha da büyümesi ihtimalide olduğundan ağladıklarında hemen müdahale etmemiz gerekiyor.

Son zamanda Olcay'ın mühendis bir arkadaşının tavsiyesini uygulamaya başladık. Yataktaki emzik sayısını arttırdık. Nasıl olsa birisini bulur mantığıyla. Can'da bu numara pek sökmüyor gibi ama en azından bizim için emzik sayısı fazla olunca gece karanlığında ve yarı uykulu olarak yatakta bulmamız daha kolay oluyor.


Bu arada doktorumuz 1.5 yaşına kadar emzik kullanmanın bir sakıncası olmadığını söyledi. Daha sonra ağız ve diş yapısının oluşumunu etkilediğinden kullanılmasını pek tavsiye etmiyor.

Gece karanlığında görmek için sapı fosforlu emzikler çıkmış. Phillips Avent serisinin bu emziklerinden aldık. Fosfor sadece tutacak yerinde olduğundan bu taraf arkaya geldiğinde pek görünürlüğü kalmıyor. Akıllıca bir düşünce fosforlu emzikler ama çok da pratik olarak sorunu tamamen çözmüş değil.


18 Ocak 2012 Çarşamba

İkizlere bebek arabası seçimi / bir mühendis yaklaşımı

Bebeklerimiz Sığacık'ta

İnsanın mesleği hayatının her alanına etkileyebiliyor. Özelikle karı koca mühendis olunca her seçim bir mühendislik projesi olarak değerlendiriliyor. Mühendisler her zaman en sağlam, en güvenli, en hafif, en portatif olup bunların aynı zamanda en ucuz olanın peşindedirler.

Bebek arabası denen şeyin pazar arabasından hallice olan ucuz ama dandik modellerden tutun teknolojik ama  ikinci el bir Fiat Uno parasında kadar olan modellere değişik yelpazede türleri mevcut.
Bir bebek mağazasında insanın önüne o kadar model çıkarıyorlar ki biz otomobil alırken bu kadar modele bakmamıştık.

İkiz arabasında karar verilecek en önemli kriter arabanın bitişik nizam mı yoksa ayrı ayrı mı olması. Biz yan yana olan ikiz arabalarını hep sevimli bulmuşuzdur. Bu arabalar ilk bakışta en mantıklısı gibi gelir ama burada işlevi değilde boyutu önemlidir. Boyutta da açık olarak eni boyu ve katlanabilir olarak boyutu diye düşünülebilir.

Bitişik İkiz Arabası


Açık olarak enini düşünürken binaları yapan mimar ve mühendis arkadaşlarımızın tasarladıkları kapı genişlikleri en önemli kriterdir.
Maalesef ikili bebek arabası çoğu apartman ve asansör kapısından geçmez.
Kapıları düşünenler bu ikiz bebek arabalarını kesinlikle düşünmemişlerdir.
Arla arkaya (tandem) ikiz bebek arabası


İkiz arabasında bebeklerin arka arkaya oturdukları modeller de mevcuttur. Yine 1 m2 lik asansöre bu arabaları soksanız dahi anne babaya yer kalmaz. Bebeklere gidecekleri katın düğmesine basmalarını öğretenlere bir şey diyemeyiz tabiki. Bu tip arka arkaya modellerde de ayırınca önde ya da arkada oturan bebekler arasında bir anlaşmazlık ta çıkabiliyormuş. Öndeki manzara sahibi bebeğin yanında arkadakinin günahı ne?

Bir bebek arabasının katlandıktan sonraki boyutu sahip olduğunuz otomobilin bagaj kapasitesine göre önem taşımaktadır. İkiz sahibi olanlar için bu iki kat yer kaplama anlamına gelir. Bir de bir araba ne kadar pratik katlanabiliyorsa ve ne kadar az  kaplıyorsa o kadar pahalı olduğunu gördük. Yani süper hafif ve az yer kaplayan arabaların fiyatı yerine ikinci el gerçek bir araba alıp karı koca ayrı ayrı arabalarda seyahat bile edilebilir. Her seçimi de 2 kat masraf olarak düşündüğümüz için arabanın birim maliyeti de bir o kadar önemli olmakta.
Bebeklerimiz Akbük-Didim'de



Birde araç koltuğu olayı var ki onu da muhakkak değerlendirmeye almak gerekir. Yeni doğan bir bebek arabada araç koltuğu içersinde seyahat etmelidir. Bu durumda bebeğin evden araç koltuğuna, oradan bebek arabasına, arabadan tekrar araç koltuğuna taşınması söz konusudur. Allahtan zeki mühendisler araç koltuklarını bebek arabasına kolaylıkta takıldığı modeller de icat etmişler ki bebekleri hiç rahatsız etmeden evden eve araç koltuğu içersinde taşıma imkanı oluşmuş. Bu modellerin teknik ismi "traveller set".

İkizler Mordoğan'da araç koltuklarında

Traveller setlerde araç koltukları çok pratik ve güvenli bir şekilde arabanın üzerine takılabilirler.
İşte bu bilgiler işığında bebekler doğmadan önce mühendisce bir değerlendirme yaptık ve tek bebeklik, kolay katlanır, nispeten az yer kaplayan, araç koltuğu takılabilen ve ileride muhtemelen başka bir bebek arabasına ihtiyaç duymayacağımız bir modeli seçtik. Ve aynı arabadan pazarlıkla iki adet aldık. Aldığımız model Graco firmasının Mosaic Completo modeli oldu. Ayrı renk kumaş olandan aldık ki ileride renk kavgası olmasın diye.





Aldığımız traveller set ile ilgili bir video

Zaman içinde iki ayrı araba kullanmanın da bazı problemleri olduğunu gördük. İki araba için iki kişi gerekiyor. Bu da alışveriş arabasının gerekli olduğu marketlerde sorun çıkartabiliyor. Bazen araç koltuğunu tek başına alışveriş arabasında koyuyoruz. Sorun kısmen halloluyor.


Bu sorunu biraz azaltmak için arabaların tek kişinin kullanabilmesi için bir bağlama aparatı tasarlayıp yaptırmayı planladık. Piyasada hazır ürünler var ama  bize çok pratik ve kullanışlı görünmedi. Bu aparatı da ileri günlerde yaptırıp deneyeceğiz.

Birleştirme aparatı uygulanmış arabalar

Bebek arabalarından çok memnunuz. Pratik olarak kullanılabiliyorlar. Birde kullanırken fark ettik ki manevra kabiliyetleri çok iyi. Bu da  kaldırımların arabalar tarafından işgal edildiği, standart kaldırım gibi kavramın olmadığı bir ülkede çok önemli bir seçim kriteridir.

Aynı renk aynı model ama ayrı iki bebek arabası kullanmanın da etrafta bitişik ikiz arabası kadar ilgi yaratabileceğini ayrıca fark ettik.

Umarım bu yazı bebek arabası gibi basit bir seçimin ne kadar karmaşık olabileceği konusunda biraz bilgi vermiştir size. En son olarak arabaların tanesini 380 TL den aldığımızı söyleyelim. Bu fiyata araç koltukları da dahil. Bebek ve çocuklarla ilgili alışverişlerde tecrübe ettiğimiz bir durumdan da bahsedelim. İnternet mağazalarının her zaman daha ucuz olacağı yanılgısına sakın düşmeyin. Hiç ummadığınız bebek mağazası İnternet'teki mağazalardan daha ucuza fiyat verebiliyor. Bizim gittiğimiz mağaza İnternet'te bulduğunuz en ucuz tekliften daha az fiyat vereceğim diye taahhüt etti bize. İkizlerde iyi fiyat verirsen iki tane alırım diye pazarlık yapma opsiyonu her zaman var.

8 Aralık 2011 Perşembe

Yoğurt Macerası

Yoğurt yapmanın zor olacağını hiç düşünmemiştim ben evde annemin yaptığı yoğurtla büyüdüm. Annem yaklaşık 50 yıldır yoğurt yapar evde. İlk yoğurt yapma denemesini Şenay abla üstlendi ama başarısız oldu kendi de şaşırdı o da evde sürekli yoğurt mayaladığını ve daha önce büyüttüğü bebişler için de yaptığını söylemişti ama olmadı. Sonra daha uzun yıllardır tecrübesi var diye annemden bize bir kavanozun içine yoğurt mayalamasını rica ettik ve güzelce sararak mayalanmaya bıraktık ama bu sefer de sulu mu sulu bir yoğurt çıktı ortaya.

Havalar soğuduğu için sütü mayaladıktan sonra sıcak kalmasını sağlamak zor oluyordu zira bizim ev klimayla ısınmaya çalışanlardan. Bu nedenle alışveriş yaparken indirimde olan basit bir yoğurt makinesi almaya karar verdik. Makineyi alıp eve geldikten sonra durumu bir daha değerlendirmek istedim. Bir gıda mühendisi olarak tüm parametreleri irdelemeye başladım. Sonunda da maya miktarını ve fermantasyon süresini aynı tutmak koşuluyla yoğurt makinesinin 6 kavanozunu farklı şekillerde mayalayarak beklemeye başladım. Bizim makinenin kullanma kılavuzunda sütün oda sıcaklığında mayalanmasını öneriyordu ama teknik olarak sütün yoğurda dönüşebilmesi için sütün sıcaklığının 44 – 45 °C olması gerekiyordu ben de bu nedenle iki farklı sıcaklıkta mayalama yaptım ve her bir kavanozu tek tek kodladım.

Fermantasyon süresi sonunda kavanozları buzdolabına kaldırdım ve ertesi gün hepsini tek tek kontrol ettim. UHT süt yani uzun ömürlü sütü kaynatıp yaklaşık 44 – 45 °C’ye soğuttuktan sonra 5 saat kadar fermantasyon yaptığım deneme en başarılı olandı. Oldukça kıvamlı ve lezzetli bir yoğurt elde ettik ve bu prosedürle devam etmeye karar verdik.

Yoğurdun kıvamını tutturunca bebişler de daha rahat yemeye başladı ve biz de rahatladık, yoğurdu sevmeyecekler diye baya korkmuştum.